1993
Merhaba dünya
İstanbul’da, Şişli Etfal’de doğdum. Sarıyer’de, bahçesi meyve ağaçlarıyla dolu küçük bir gecekonduda büyüdüm.
Uzun bir hayat hikayesi, biraz da başarı öyküsü. Başarı kısmını henüz elde etmiş sayılmam ama üzerinde çalışıyorum.
Her zamanki gibi, nereden başlayacağımı bilmiyorum. Uzun bir hayat hikayesi, birazda başarı öyküsü gibi olacak. Başarı kısmını, henüz elde etmiş sayılmam, fakat üzerinde çalışıyorum. Lafı fazla uzatmadan hemen konumuza dönelim, anlatacak çok fazla şey var.
29 Mart 1993 Pazartesi günü, saat tam 08:45’te Şişli Etfal hastanesinde ilk nefesimle göz yaşlarımı dökmeye başladım. Aklıma dokunmuşken Cem Karaca’yı anmadan geçmek olmaz;
Doğarken ağladı insan, bu son olsun, bu son.
Düşük gelirli bir ailenin 2. ve son çocuğuydum. Babam inşaat ustası, annemse konfeksiyon işi yapardı. Evde babaannem de olmak üzere 5 kişi yaşardık. Sarıyer - İST. Reşitpaşa mahallesinde küçük bir gecekondumuz vardı. Evimiz tabiri caizse tam bir döküntüydü. Bunu küçümseme olarak algılamayın lütfen, evimiz yandıktan sonra -ki bu konuya da geleceğim- yaşadığım hiç bir ev bana o evin sıcaklığını vermedi.
İş hayatı
Ömrüm.. Ne verdim, ne ettim, ne gördüm, ne çektim..