Menü
Bi Kadeh Daha..

Bi Kadeh Daha..

Bu yazıyı yazdığım zamanı sanırsam ergenliğimin doruklarında demleniyordum. 2013 yılında yazılmış bu yazıyı eski blog sitemden buraya aktardım.

Taksim'e gittim, birbirini tanımayan insanların koskoca uzun bir yolu paylaştığı yere. Köşe başlarındaki sakin barlardan birine girdim. Oturdum bir masaya, benimle beraber hatıralarda.. Ne sessizlik istedim o anda nede yanımda olacak bir dost. İçinden çıkılmaz anların birine daha selam vermiştim. Garsondan bi kadeh rakı istedim. İçmeden önce kadehe baktım, beraber içki içtiğim dostlar aklıma geldi. Sonra etrafıma baktım ne dostlarım vardı ne de sessizliğimi bozacak bir insan telefonum suskunluğunu koruyordu. Arayanım soranım yoktu. Kadehimle baş başa hatıraları yad etmeye başladık. Bir yudum iki yudum 2. kadeh 3. kadeh derken, özlediğim anılar, hatıralar eşlik etti meze niyetine. Her şeyi attım bir köşeye kendime kızdığım anları önüme koydum. Kendime kızdığım en büyük yanımdı, hayatıma aldığım insanları, hayatımın merkezi yapmak. Nasıl olur da onca yenilgiye rağmen neden hala bir aşka adım atmaya çalışıyordum. Aşk mı istediğim yoksa dostlarımın yanımda olması mı anlamadım garsonu çağırdım yanıma sessizce boş kadehi uzatıp "bir kadeh daha"..